Millî Eğitim Bakanı Tekin: “Asıl hedefimiz OECD ülkeleri içinde ilk 5’e girmek ve kalıcı olmak”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, PISA 2025 sonuçlarının ardından Bratislava’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin eğitimdeki yükselişine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatın yüzde 35 oranında azaltıldığını belirterek gelecek PISA araştırmalarında OECD ülkeleri arasında ilk 5’te yer almayı ve bu başarıyı kalıcı hâle getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Eyl 11, 2026 - 17:05
 0  0
Millî Eğitim Bakanı Tekin: “Asıl hedefimiz OECD ülkeleri içinde ilk 5’e girmek ve kalıcı olmak”

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçlarının ardından Slovakya’nın başkenti Bratislava’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tekin, Türkiye’nin PISA performansındaki yükselişin eğitim sisteminde gerçekleştirilen yapısal değişiklikler, müfredat düzenlemeleri ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesiyle bağlantılı olduğunu belirtti.

“HİKÂYENİN ASIL ÖZÜ, EĞİTİM ÜZERİNDEKİ VESAYETİN KIRILMASI”

2013’te dershanelerin kapatılması tartışmaları sırasında eğitim sisteminin başarısı açısından eğitim üzerindeki vesayet çemberinin kırılması gerektiğini savunduğunu hatırlatan Tekin, dershanelerin Millî Eğitim Bakanlığının müfredatından bağımsız hareket etmesinin eğitim politikalarında sorun oluşturduğunu ifade etti.

Tekin, “Biz o gün diyordum ki bunu kırarsak eğitimde yaptığımız altyapının sonuçlarını almaya başlarız. Bunu kırarsak eğer, eğitimin üzerindeki vesayet şapkasını, vesayet çemberini kırmış oluruz” dedi.

OECD Eğitim ve Beceri Direktörü Andreas Schleicher’in Türkiye’nin 2015 sonrasında yaşadığı yükselişi diğer ülkelere anlatmasını istediğini belirten Tekin, “Bence bu hikâyenin asıl özü, burası. Yoksa ne kadar derslik yaparsan yap, ne kadar öğretmen atarsan ata, bunların hiçbir karşılığı olmaz çünkü senin yaptığın işi sabote eden, onu gölgeleyen başka bir yapı var” diye konuştu.

Tekin, ders kitaplarının okutulması ve yardımcı kaynak dayatmasının önlenmesi konusunda da uygulamaların sürdürüldüğünü kaydetti.

“MÜFREDAT YÜZDE 35 ORANINDA AZALTILDI”

PISA Bölgesel Toplantısı’nda dile getirilen “Öğrencilere öğrenebildiklerinden fazlasını yüklerseniz öğrenme kayıplarına sebebiyet verirsiniz” değerlendirmesini hatırlatan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredat yoğunluğunun azaltıldığını söyledi.

Tekin, “Biz müfredatı azaltacağız derken bunu söylüyorduk. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yüzde 35 oranında azaltıldı. Şimdi öğretmenler rahat, etkinliklere vakit buluyorlar” ifadelerini kullandı.

“2015’TEN SONRA TIRMANIŞA GEÇMEYE BAŞLIYORUZ”

PISA araştırmasında öğrencilerin ve okulların OECD tarafından belirlendiğini vurgulayan Tekin, Türkiye’nin örnekleme sürecine müdahale etmediğini belirtti.

Tekin, “Okulları OECD seçti. Biz okullara hiçbir şekilde karışmadık. Öğrencileri de okulları da OECD belirledi. Bizim zaten müdahale etme yetkimiz de yok” dedi.

Özel okulların da araştırmada yer aldığını belirten Tekin, eğitim ortamlarının iyileştirilmesinin öğrenci başarısına katkı sağladığını ifade etti.

Tekin, “Eğitim öğretim ortamının iyileştirilmesi için attığımız adımlar var. Eğer bir sırada dört öğrenci otururken şimdi ortaöğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 12-13’lere düştüyse, öğrencinin konforu arttıkça yani eğitim öğretim ortamı daha nitelikli hâle geldikçe başarı da beraberinde gelecek” diye konuştu.

Türkiye’de 660 bin sınıfta 660 bin etkileşimli tahta bulunduğunu aktaran Tekin, öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı üzerinden Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı onayından geçmiş eğitim içeriklerine erişebildiğini söyledi.

Tekin, “2015’ten sonra tırmanışa geçmeye başlıyoruz. Sıfır noktasından kalkıp da bu noktaya gelmedik. Kademeli bir yükseliş burası. Belki en anlamlı yükseliş olduğu için dikkat çekiyor ama yanına son açıklanan TIMSS verilerini de koyduğumuz zaman istikrarlı bir yükseliş var demektir burada” ifadelerini kullandı.

“VELİLER, ÇOCUKLARININ EĞİTİM SÜREÇLERİYLE DAHA AZ İLGİLENMEYE BAŞLAMIŞ”

PISA sonuçlarının ardından üzerinde durulması gereken alanlara ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, 2023’ten itibaren ailelerin eğitim sürecine daha fazla dahil edilmesine odaklandıklarını açıkladı.

Ailelerin öğretmenlerle iş birliği yapması ve okulda yürütülen eğitim faaliyetlerini tamamlayıcı etkinliklerde yer alması gerektiğini belirten Tekin, bu kapsamda başlatılan 3x3, 9 saatlik programın akademik başarı, okul ortamı ve doğru ebeveynlik başlıklarını içerdiğini söyledi.

Tekin, “Sadece Türkiye’nin problemi değil, dünyada da artık böyle bir sorun var. Veliler, çocuklarının eğitim öğretim süreçleriyle daha az ilgilenmeye başlamış. Bizim şu anda odaklanacağımız şey burası. Bunu sağlıklı hâle getirirsek ben çok şeyi aşacağımızı düşünüyorum” dedi.

“SINAVLA ÖĞRENCİ ALAN ORTAÖĞRETİM KURUMLARININ SAYISINI AZALTMAMIZ GEREKİYOR”

Türkiye’deki sınav sisteminin eğitim süreçlerini etkilediğini belirten Tekin, ölçme ve değerlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkçe ve Türk dili ve edebiyatı derslerinde ölçme ve değerlendirmenin dört beceri üzerinden yapılmaya başlandığını aktaran Tekin, yabancı dil sınavlarında da benzer uygulamalara geçildiğini kaydetti.

Tekin, “Çocukların kendini hazırladıkları bu sıralama sınavları doğal olarak eğitim sistemimizi etkiliyor. Oradaki baskıyı azalttıkça buradaki başarının daha da artacağını düşünüyorum” dedi.

Tekin, “Sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarının sayısı ve kontenjanını azaltmamız gerekiyor. Orada kademeli bir politika takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“EĞİTİMDE NİTELİĞİN ARTIRILMASIYLA EKONOMİK KALKINMA ARASINDA ÇOK YAKIN BİR BAĞ VAR”

Eğitim niteliği ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiye de değinen Tekin, eğitim kalitesindeki artışın ülkenin ekonomik kapasitesine katkı sağladığını söyledi.

Tekin, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Frantisek Ruzicka ile yaptığı görüşmede bu konunun ele alındığını belirterek, “Niteliği artırdıkça aynı zamanda sizin savunma sanayisinde yatırım yapan, işletmecilik yapan, mühendislik sektöründe üreten insan sayınız artacak demektir. O da otomatikman millî gelirinize katkı sağlayacak” diye konuştu.

Ruzicka’nın kendisine, “Sizin bu başarınızın sonuçları on yıl sonra millî gelirinize katkı olarak geri dönecek” dediğini aktaran Tekin, eğitim ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkinin doğrudan vatandaşları ilgilendirdiğini ifade etti.

“BİZİM YAPTIKLARIMIZI ANLATMAMIZ LAZIM”

PISA sonuçlarıyla ilgili siyasi ve sendikal çevrelerin tutumuna ilişkin soruyu da yanıtlayan Tekin, eleştirilerden ziyade yapılan çalışmaların anlatılmasına odaklandığını belirtti.

Tekin, “Kimin ne söylediğine çok takılmıyorum. Bizim yaptıklarımızı anlatmamız lazım. Kendi adımıza bu söylemi inşa etmemiz lazım” dedi.

PISA 2025’te öğrencilerin kendilerini güvende hissetmeleri, okula aidiyet ve yalnızlık göstergelerinde OECD ortalamasının altında kalınmasına ilişkin değerlendirmesinde ise Tekin, araştırmanın 2025’teki koşulları yansıttığını söyledi.

Tekin, “Çocukların kendini güvende hissetmemeleriyle ilgili kırılmalara baktığımızda bunun daha çok sosyal medya ve siber zorbalıkla ilgili olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı. Fiziksel güvenliğe ilişkin gerekli tedbirlerin de uygulamaya geçirildiğini belirtti.

“HEDEFİMİZ OECD ÜLKELERİ İÇİNDE İLK 5’E GİRMEK VE KALICI OLMAK”

Gelecek PISA araştırmalarına ilişkin hedeflerini açıklayan Tekin, OECD Genel Sekreter Yardımcısı Ruzicka’nın Türkiye’nin OECD üyeleri arasında sürekli ilk 5 içinde yer almasını arzu ettiklerini söylediğini aktardı.

Tekin, “Elbette bizim de asıl hedefimiz, OECD ülkeleri içinde ilk 5 içinde yer almak ve kalıcı olmak” dedi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uluslararası raporlarda dile getirilen eleştiriler dikkate alınarak hazırlandığını belirten Tekin, yeni modelin bilgiyi yalnızca aktarmak yerine beceriye dönüştürmeyi amaçladığını ifade etti.

Tekin, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uluslararası camiadaki raporları ve eleştirileri dikkate alarak bilgi vermek değil, bilgiyi beceriye dönüştürmek üzerine, yani gündelik hayat becerisine dönüştürebilecek bir müfredat seçmiş olduk” diye konuştu.

Yeni model kapsamında eğitim alan öğrencilerin bir sonraki PISA uygulamasında daha başarılı olacağını düşündüğünü belirten Tekin, bir sonraki PISA araştırmasının 2029’da yapılacağını açıkladı.

PISA 2025 sonuçlarının açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sonuçları arz ettiğini de belirten Tekin, Erdoğan’ın maarif ailesini tebrik ettiğini söyledi. Tekin, elde edilen başarının eğitim camiasının ekip çalışmasının sonucu olduğunu ifade etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0