MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Türk dünyasının birliği, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet’in 103’üncü yılı, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılı ve Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi dolayısıyla yayımladığı yazılı açıklamada Türk dünyasının birliği, devletlerin egemen eşitliği, Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve 2040 Vizyonu’na ilişkin mesajlar verdi. Bahçeli, Türk devletleri arasındaki güvenin korunması gerektiğini vurgulayarak ortak geleceğe yönelik siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Ekim 28, 2026 - 10:06
 0  0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: “Türk dünyasının birliği, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 27 Ekim 2026 tarihinde Cumhuriyet’in kuruluşunun 103’üncü yılı, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılı ve Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla yazılı basın açıklaması yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada Bahçeli, Türk dünyasının tarihî bir dönemden geçtiğini belirterek bağımsızlık, egemenlik, kardeşlik ve ortak gelecek hedeflerine dikkat çekti.

“Türk Tarihinin En Anlamlı Zaman Dilimlerinden Birinden Geçiyoruz”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhuriyet’in 103’üncü yılı ile Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılının aynı dönemde kutlanmasının tarihî önem taşıdığını belirtti.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türk tarihinin en anlamlı zaman dilimlerinden birinden geçiyoruz. Tarihin ve talihin dönüm noktalarından birine hep birlikte tanıklık ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 103’üncü yılı ve Türk Cumhuriyetleri’nin bağımsızlıklarını kazanmalarının 35’inci yılı kutlu olsun.”

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine vurgu yapan Bahçeli, “Bu iki tarihi kazanımı birlikte kutlamanın bahtiyarlığı, milletimiz için büyük bir kıvanç vesilesidir. Zira Türk milleti, tarihin her döneminde bağımsızlığına ve özgürlüğüne vurulmak istenen zincirleri kırıp atmış, bu uğurda önüne çekilmek istenen setleri yıkıp geçmiş bir millettir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ankara Zirvesi Türk Dünyasının Geleceğine Yön Verecek”

Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin Ankara'da gerçekleştirilecek olmasına değinen Bahçeli, zirvenin tarihî bağların güçlendirilmesi açısından önemine işaret etti.

Bahçeli, “Cumhuriyetimizin 103. yılı ile Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35’inci yılını beraber idrak ettiğimiz bu anlamlı dönemde, başkentimiz Ankara’nın Türk devletlerinin liderlerini ağırlayacak olması; milli tarihimiz ile Türk dünyasının istikbali arasında güçlü ve anlamlı bir bağ kurmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Zirvenin ortak hedeflerin ilerletilmesi bakımından önem taşıdığını belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Bu zirve köklü tarihimizden aldığımız güçle kardeşlik bağlarımızı pekiştirmek, bağımsız devletlerimizin egemenliklerine karşılıklı saygı temelinde ortak hedeflerimizi ileriye taşımak ve Türk dünyasının geleceğine yön verecek kararlı bir iradeyi ortaya koymak bakımından müstesna bir önem taşımaktadır.”

“Türk Dünyasının Bugün Ulaştığı Merhale Kendiliğinden Ortaya Çıkmadı”

Türk dünyasının tarih boyunca çeşitli mücadelelerden geçtiğini belirten Bahçeli, mevcut birlikteliğin uzun yıllara dayanan ortak kültürel ve tarihî birikimin sonucu olduğunu ifade etti.

Bahçeli, “Türk dünyasının bugün ulaştığı bu merhale, kendiliğinden ortaya çıkmış bir kazanım değildir. Asırların imtihanından geçmiş, nice zorlukları aşmış, büyük mücadelelerle ve sarsılmaz bir iradeyle bugünkü tarihi zeminine kavuşmuştur.” dedi.

Ortak medeniyet mirasına dikkat çeken Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Bugün aynı ülkü etrafında buluşabiliyorsak bunun gerisinde; dilini, kültürünü, irfanını ve istikbal idealini nesilden nesile taşıyan büyük bir medeniyet birikimi bulunmaktadır.”

Bahçeli, bu birikimin Manas'tan Alpamış'a, Dede Korkut'tan Yusuf Has Hacib'e, Kaşgarlı Mahmud'dan Ali Şîr Nevâî'ye, Hoca Ahmet Yesevî'den Yunus Emre'ye, Abay'dan Mahtumkulu'na, Nesimi'den Süleyman Çelebi'ye, İsmail Gaspıralı'dan Ziya Gökalp'e uzanan ortak bir fikir ve kültür mirası olduğunu belirtti.

“Dilde, Fikirde, İşte Birlik Ülküsü Güçlü Bir Rehber Olmuştur”

Türk dünyasının kültürel ortaklıklarına değinen Bahçeli, tarihî şahsiyetlerin milletler arasındaki gönül ve fikir bağlarının oluşmasında önemli rol oynadığını kaydetti.

Bahçeli, “Manas’ın cesaretinde, Alpamış’ın yiğitliğinde, Dede Korkut’un bilgeliğinde, Ahmet Yesevî’nin irfanında, Abay’ın hikmetinde ve Mahtumkulu’nun hürriyet idealinde aynı medeniyetin derin izleri vardır. Bu izler, geçmişten bugüne uzanan tarihi sürekliliğimizin ve kimliğimizin nişanesidir.” ifadelerine yer verdi.

İsmail Gaspıralı'nın Türk dünyasının düşünce hayatındaki yerine de değinen Bahçeli, “Ceditçilik meşalesini yakarak Türkistan coğrafyasında büyük bir uyanışın öncülüğünü yapan İsmail Gaspıralı’nın ‘Dilde, fikirde, işte birlik’ ülküsü ise bu mirasın geleceğe taşınmasını sağlayan güçlü bir rehber olmuştur.” değerlendirmesini yaptı.

“Aramıza Sınırlar Girmiş Fakat Gönüllerimiz Arasındaki Bağlar Kopmamıştır”

Türk devletleri arasındaki tarihî ve kültürel bağların coğrafi ayrılıklara rağmen korunduğunu vurgulayan Bahçeli, ortak kimliğin ve medeniyet birikiminin önemine dikkat çekti.

Bahçeli, “Asırlar boyunca coğrafyalarımız ayrılmış, aramıza sınırlar girmiş, yollarımıza mesafeler konulmuştur. Fakat gönüllerimiz arasındaki bağlar kopmamış, tarihi hafızamız silinmemiş, kardeşlik duygumuz ortadan kalkmamıştır.” dedi.

Türk milletini bir arada tutan unsurlara işaret eden Bahçeli, “Çünkü bizi birbirimize bağlayan, bizi birleştiren; ortak tarihimiz, dilimiz, kültürümüz, ülkülerimiz ve gelecek tasavvurumuzdur. Bu bağ, zamanın aşındıramadığı, mesafelerin zayıflatamadığı ve şartların ortadan kaldıramadığı köklü bir medeniyet bağdır.” ifadelerini kullandı.

“Türk Devletleri Teşkilatı Müşterek İstikbalimize Yön Veren Bir Zemindir”

Türk Devletleri Teşkilatının kurumsal iş birliğine sağladığı katkıya değinen Bahçeli, teşkilatın ortak siyasi iradeyi somut hedeflerle buluşturduğunu belirtti.

Bahçeli, “Bugün Türk devletlerinin aynı teşkilat çatısı altında buluşması, asırlara yayılan bu büyük yürüyüşün bir merhalesidir. Türk Devletleri Teşkilatı, tarih yakınlığımızı kurumsal münasebetlerle güçlendiren, siyasi irademizi somut hedeflerle buluşturan ve müşterek istikbalimize yön veren bir zemindir.” açıklamasında bulundu.

Türk dünyasının önündeki hedefleri de sıralayan Bahçeli, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, uluslararası etkinliğin artırılması ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türk dünyası bırakılması gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Bunun yolu; karşılıklı güveni esas almaktan, bağımsızlıklara ve egemenlik haklarına saygı göstermekten, her devletin milli iradesini gözetmekten ve ortak hedeflerimizi kararlılıkla takip etmekten geçmektedir.” dedi.

“Türk Dünyasının Birliği Hâkimiyet Kurmak Anlamına Gelmez”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk devletleri arasındaki birlik anlayışının bağımsızlık ve egemen eşitlik ilkelerine dayanması gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Burada özellikle ifade etmek isterim ki Türk dünyasının birliği, herhangi bir devletin diğerinin üzerinde hâkimiyet kurması anlamına gelmez. Bizim arzuladığımız; bağımsız devletlerin egemen eşitliği temelinde, karşılıklı saygı ve kardeşlik hukukuyla güçlenen, her bir üyemizin milli varlığını ve iradesini koruyan bir birlikteliktir.”

Türk devletleri arasındaki ilişkilerin zedelenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulunan Bahçeli, “Türk dünyasının birliğini zayıflatmaya, kardeş devletlerin arasına güvensizlik sokmaya ve istikbalimizi gölgelemeye yönelik her türlü girişim karşısında sağduyuyu, kararlılığı ve kardeşlik hukukunu esas almalıyız.” değerlendirmesini yaptı.

“Türkiye ile Azerbaycan Arasındaki Kardeşlik Günlük Gelişmelerin Ötesindedir”

Açıklamasında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilere özel yer ayıran Bahçeli, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının tarihî temellere dayandığını belirtti.

Bahçeli, “Özellikle altını çizerek ifade ediyorum: Türk dünyasını oluşturan kardeş devletlerimizle aramızdaki kardeşlik bağlarının zedelenmesi, yalnızca iki devlet arasındaki münasebetleri ilgilendiren bir mesele olarak görülemez. Bu bağlar, tarihimizin, karşılıklı güvenimizin ve geleceğe yönelik ülkülerimizin ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi.

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerine ilişkin değerlendirmesinde Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Azerbaycan ile Türkiye arasındaki kardeşlik, günlük gelişmelerin sınırlarına sığdırılamayacak kadar köklü; siyasi ve diplomatik meselelerin ötesinde tarihî bir mahiyet taşıyacak kadar derindir. Kardeşliğimiz, iki milletin iradesiyle güçlenmiş, ortak mücadelelerle pekişmiş ve nesiller boyunca yaşatılmıştır.”

“Hiçbir Nifak Tohumunun Aramıza Ekilmesine Fırsat Verilmemelidir”

Türk dünyasındaki bütün devletlerle ilişkilerin aynı hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini belirten Bahçeli, anlaşmazlıkların kalıcı ayrılıklara dönüşmemesi çağrısında bulundu.

Bahçeli, “Aynı hassasiyet Türk dünyasının bütün kardeş devletleri için geçerlidir. Hiçbir anlaşmazlığın büyütülmesine, hiçbir ihtilafın kalıcı bir ayrılığa dönüştürülmesine, hiçbir nifak tohumunun aramıza ekilmesine fırsat verilmemelidir.” ifadelerini kullandı.

Kardeşlik hukukunun karşılıklı saygıyla korunabileceğini belirten Bahçeli, “Bu sebeple Türk dünyasının her bir mensubuna düşen görev, tarihi yakınlığımızı günübirlik tartışmaların üzerine çıkarmak, farklılıklarımızı ayrılık sebebine dönüştürmemek ve geleceğimizi zayıflatacak adımlardan uzak durmaktır.” dedi.

Bahçeli, Türk dünyasının gücünün karşılıklı güven, bağımsızlığa saygı, kültürel derinlik ve ortak hedefler doğrultusunda ortaya konulan iradeden kaynaklandığını vurguladı.

“2040 Vizyonu Ortak Sorumluluğumuzun Çerçevesini Ortaya Koyuyor”

Türk Devletleri Teşkilatının 2040 Vizyonu'na değinen Bahçeli, siyasi, ekonomik, ulaştırma, enerji, eğitim ve kültür alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Bahçeli, “Türk Devletleri Teşkilatının 2040 Vizyonu da bu tarihi sorumluluğun geleceğe dönük çerçevesini ortaya koymaktadır. Bu vizyonun hedefleri doğrultusunda siyasi eşgüdümümüzü geliştirmek, ekonomik bağlarımızı kuvvetlendirmek, ulaştırma ve enerji hatlarımızı daha etkin hâle getirmek, eğitimden kültüre uzanan alanlarda kalıcı kazanımlar elde etmek hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin imkân ve tecrübelerinin Türk dünyasının ortak hedefleriyle buluşturulması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Türkiye’nin birikimini, imkânlarını ve tecrübesini Türk dünyasının yükselişiyle buluşturmak; Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefini geniş bir gönül coğrafyasının ortak istikbaliyle birlikte düşünmek demektir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Hedefimiz Uluslararası Alanda Söz Sahibi Olan Güçlü Bir Türk Dünyasıdır”

Türk dünyasının geleceğine ilişkin hedeflerini açıklayan Bahçeli, tarihî köklerden alınan gücün çağın imkânlarıyla birleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Bizim hedefimiz, tarihi köklerinden güç alan, çağın imkânlarını değerlendiren, bağımsızlığına sahip çıkan ve uluslararası alanda söz sahibi olan güçlü bir Türk dünyasıdır.” dedi.

Türk devletleri arasındaki yakınlaşmanın artık kurumsal bir yapıya kavuştuğunu belirten Bahçeli, “Türk dünyasının birlik ve bütünleşme süreci, gönüllerde ve duygularda karşılık bulan bir yakınlaşma sürecini aşmış; kurumsal yapılarla ete kemiğe bürünmüş, ortak iradelerle güç kazanmış ve sağlam adımlarla geleceğe doğru ilerleyen kalıcı bir zemine kavuşmuştur.” ifadelerine yer verdi.

“Türk Dünyasının İstikbali Müşterek Sorumluluğumuzdur”

Ankara'da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin önemine yeniden dikkat çeken Bahçeli, zirvenin kardeş devletler arasındaki iş birliğine katkı sağlamasını temenni etti.

Bahçeli, “Türk dünyasının istikbali müşterek sorumluluğumuzdur. Kardeşliğimizi korumak, bağımsız devletlerimizin egemenliğine saygı göstermek ve tarihî yürüyüşümüzü gelecek nesillere taşıyarak sürdürmek hepimizin boynunun borcudur.” dedi.

Zirveye ilişkin beklentilerini de paylaşan Bahçeli, “Bu anlayışla, Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ülkemiz, kardeş devletlerimiz ve bütün Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin, kardeşlik bağlarımızı daha da güçlendirmesini, müşterek hedeflerimize yeni ufuklar açmasını ve Türk dünyasının aydınlık istikbaline kalıcı katkılar sunmasını temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açıklamasını Türk dünyasına yönelik selam ve iyi dilekleriyle tamamladı.

Bahçeli, “Bu duygu ve düşüncelerle, gönül ve kültür coğrafyamızın dört bir yanındaki bütün kardeşlerimize en samimi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum. Cenab-ı Allah Türk dünyasının birliğini daim, kardeşliğimizi kaim eylesin. Devletlerimizi güçlü, milletimizi huzurlu, kardeşliğimizi sarsılmaz, Türk dünyasının istikbalini aydınlık eylesin. Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ifadelerine yer verdi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0