İzmir Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni Dilara Demirkan: “Sen diyetisyen olamazsın diyenlere 36 kilo vererek yanıt verdim”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği kilo sorununu 16 ayda verdiği 36 kiloyla geride bıraktı. 97 kilodan 61 kiloya düşen Demirkan, sağlıklı beslenme ve düzenli sporla elde ettiği dönüşümün ardından hastalarına ilham olurken, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.

Haz 15, 2026 - 19:39
 0  0
İzmir Büyükşehir Belediyesi Diyetisyeni Dilara Demirkan: “Sen diyetisyen olamazsın diyenlere 36 kilo vererek yanıt verdim”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, uzun yıllar mücadele ettiği fazla kilolarından sağlıklı beslenme ve düzenli sporla kurtularak dikkat çeken bir başarı hikâyesine imza attı. 97 kiloyla başladığı süreçte yaklaşık 16 ay sonunda 61 kiloya ulaşan Demirkan, bir dönem kendisine yöneltilen eleştirilerin bugün yerini takdire bıraktığını söyledi.

“Sen Diyetisyen Olamazsın” Diyenler Oldu

Çocukluk yıllarından itibaren kilo problemi yaşadığını anlatan Dilara Demirkan, “Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu.” ifadelerini kullandı.

97 Kilodan 61 Kiloya Uzanan Yolculuk

Sağlık sorunlarının ardından yaşamında önemli değişiklikler yapmaya karar verdiğini belirten Demirkan, “Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm.” dedi.

Demirkan, eski hastalarının kendisini tanımakta zorlandığını belirterek, “Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar.” diye konuştu.

“Salçalı Makarna Yemek İstedim Ama Vazgeçmedim”

Kilo verme sürecinde herhangi bir cerrahi müdahale ya da zayıflama ilacı kullanmadığını vurgulayan Demirkan, “Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim.” ifadelerini kullandı.

Süreç boyunca ailesi, arkadaşları ve doktor meslektaşlarının desteğini gördüğünü belirten Demirkan, “Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli.” dedi.

“Diyetisyen Sadece Kilo Verdirmez”

Toplumda diyetisyenlik mesleğinin yalnızca zayıflama ile ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Demirkan, “Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak.” değerlendirmesinde bulundu.

Zayıflama İğneleri İçin Uzman Kontrolü Uyarısı

Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Demirkan, “Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle gerekli tahliller yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi değerlendirilmeli ve süreç uzman hekimler tarafından planlanmalıdır.” dedi.

Kendisinin ailede bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığı tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemleri tercih etmediğini belirten Demirkan, tedavi süreçlerinin mutlaka beslenme takibiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“Kilo Vermek Değil, Korumak Zor”

Verilen kiloları korumanın en az kilo vermek kadar önemli olduğunu söyleyen Demirkan, “İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu.” diye konuştu.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0