İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta: “Tıkır tıkır işleyen ABD ve İsrail projesi midir?”

İYİ Parti Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Meclis bütçesi görüşmeleri sırasında terör örgütü PKK yöneticilerinin son açıklamalarını gündeme taşıdı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a yürütülen süreçte verilen taahhütleri soran Usta, ana dilde eğitim, anayasal değişiklikler, siyasi ve bürokratik entegrasyon ile yerel özerklik taleplerine dikkat çekerek, “Bu dört şarta siz ne zaman razı oldunuz, kim razı oldu, bunu bize açıklamak durumundasınız.” dedi.

Ekim 28, 2026 - 15:42
 0  0
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta: “Tıkır tıkır işleyen ABD ve İsrail projesi midir?”

İYİ Parti Kalkınmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Samsun Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Erhan Usta, Türkiye Büyük Millet Meclisi bütçesinin görüşüldüğü komisyon toplantısında terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticilerinin açıklamalarını gündeme getirdi. Yürütülen sürece ilişkin eleştirilerde bulunan Usta, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a anayasal düzenlemeler, silah bırakma, siyasi entegrasyon ve özerklik talepleri konusunda sorular yöneltti.

Konuşmasına Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak başlayan Usta, “Cumhuriyetimizin 103'üncü yılında cumhuriyete saldırıların en fazla yoğunlaştığı bir dönemi de maalesef müşahede ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un süreçteki rolünü hatırlatan Usta, terör örgütü yöneticilerinin kamuoyuna yansıyan açıklamalarının açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.

“BU SÖZLER ARTIK TÜRKİYE'DE SÖYLENEBİLİYOR, BUNLARDAN MUTLU MUSUNUZ?”

Terör örgütü PKK yöneticileri Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Bese Hozat'ın açıklamalarını komisyon gündemine taşıyan Erhan Usta, söz konusu ifadeler karşısında süreci yönetenlerin tutumunu sorguladı.

Usta, “Ben özellikle 3 terör örgütü üst yöneticisinin bir kısım ifadelerini gündeme getireceğim ve Meclis Başkanına soracağım yani bunlara söyleyecek bir sözünüz var mı, mutlu musunuz, bu sözler artık Türkiye'de söylenebiliyor; bunlardan mutlu musunuz diye kendisine soracağım.” dedi.

“DAR ULUS DEVLETLERE DEĞİL, DEMOKRATİK KONFEDERALİZME DAYALI BİR SİSTEM”

Murat Karayılan'ın 12 Ekim tarihli mülakatına değinen Usta, terör örgütü yöneticisinin demokratik konfederalizm ve bölgesel yapılanmaya ilişkin sözlerini aktardı.

Karayılan'ın açıklamalarından şu ifadeleri paylaştı:

“Lider Apo'nun yaklaşımı 'demokratik ulus' kavramına dayanmaktadır. Bölge halkları arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi ve geliştirilmesi esastır. Buna dayanarak dar ulus devletlere değil, demokratik konfederalizme dayalı bir sistem kurmayı öneriyoruz.”

Karayılan'ın kırk bir yıllık silahlı mücadeleye ilişkin değerlendirmelerini de aktaran Usta, örgütün kendi hedeflerine ulaştığını ileri sürdüğünü belirtti.

“'Kırk bir yıl boyunca bir savaş yaşandı, sonuç olarak bu savaş amacına ulaştı.' diyor Karayılan. 'Başarılabilecek her şey başarıldı.' diyor, kendilerini başarılı buluyorlar.”

Usta, Karayılan'ın mücadele yöntemlerinin değiştirileceğine yönelik sözlerine dikkat çekerek, “Hani, siz diyorsunuz ya 'Terörü bitirdik, terörü bitirmek için yapıyoruz.' 'Ben kendim bitirdim zaten.' diyor. 'Biz başarıya ulaştık, şimdi başka bir aşamaya geçtik.' diye kendisi söylüyor, 'Mücadele yöntemlerimizi değiştiriyoruz.' diyor.” ifadelerini kullandı.

“DAĞLARDA YAPTIKLARIMIZI OVALARDA YAPACAĞIZ”

Karayılan'ın metropollerde faaliyet gösteren örgüt mensuplarına ilişkin açıklamalarını da gündeme getiren Usta, silahlı unsurların tamamen ortadan kaldırılmadığını savundu.

Usta, Karayılan'ın “Metropollerde eylem yapan özel kuvvetlerimiz var.” ve “Bunları şimdilik geri çektik.” şeklindeki ifadelerini aktardı.

Örgütün siyasi alandaki faaliyetlerine ilişkin açıklamalarına da değinen Usta, Karayılan'ın şu sözlerini paylaştı:

“Lider Apo arkadaşlarımızı teslim alacak. Eğer arkadaşlarımız giderse orada siyasi mücadeleye başlayacaklar, gidip de evde oturacak hâlleri yok.”

“Dağlarda yaptıklarımızı, ovalarda yapacağız ama silahsız yapacağız, sözle yapacağız, siyasetle yapacağız.”

Bu açıklamaların örgütün siyasi faaliyetlerini farklı yöntemlerle sürdürme niyetini ortaya koyduğunu ileri süren Usta, “Bu arada, herhâlde, DEM'in yaptığı siyaseti de yetersiz buluyor olmalı ki 'Siyaseti biz yapacağız.' diyor PKK'lı üst düzey yöneticiler.” değerlendirmesinde bulundu.

“KÜRT HALKI VE TÜRK DEVLETİ DİYEREK İKİ AYRI UNSURDAN BAHSEDİYOR”

Demokratik bütünleşme kavramı üzerinden yapılan açıklamaları da eleştiren Erhan Usta, Karayılan'ın kullandığı ifadelerin Türkiye'nin millî bütünlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Usta, “'Biz Kürt halkı ve Türk devleti bir araya geleceğiz.' diyor, iki ayrı unsurdan bahsediyor net bir şekilde yani Türk milleti yerine 'Kürt halkı ve Türk devleti bir araya gelecek.' diyerek iki ayrı unsurdan bahsediyor.” dedi.

Karayılan'ın anayasa değişikliği taleplerini de dile getirdiğini belirten Usta, mülakatın sonunda geçen “özgür Kürdistan” ifadesine tepki gösterdi.

Usta, “En sonunda da röportajı yapan 'Ya, çok teşekkür ederim. İnşallah, özgür kürdistanda bir dahaki röportajı yaparız.' diyor, o da 'Umarım, biz de bunu çok arzularız.' diyor, özgür kürdistanda röportaj yapmayı. Neresiyse o özgür kürdistan?” ifadelerini kullandı.

“SÜRECİN BAŞARILI OLMAMASI DURUMUNDA BÜYÜK BİR SAVAŞA HAZIRIZ”

Cemil Bayık'ın eylül ayı ortasında yaptığı açıklamaları da değerlendiren Usta, örgüt yöneticisinin sürecin başarısız olması durumunda yeniden çatışma tehdidinde bulunduğunu söyledi.

Bayık'ın “Sürecin başarılı olmaması durumunda büyük bir savaşa hazırız.” sözlerini aktaran Usta, örgütün silahlı faaliyetlerini siyasi yöntemlerle sürdürdüğüne ilişkin açıklamalarına dikkat çekti.

“'Şimdi PKK siyasi bir formla faaliyet yürütüyor.' diyor. Arkadaşlar, bunlar herkese açık, kamuoyuna açık bilgiler yani 'PKK yok.' falan da demiyor, 'Siyasi bir formla faaliyetini yürütüyor.' diyor.”

Bayık'ın demokratik entegrasyon kavramını özerklik talepleriyle ilişkilendirdiğini belirten Usta, şu ifadeleri kullandı:

“'Demokratik entegrasyon her şeyi devlete teslim etmek anlamına gelmez, Kürt bölgelerinin özerkliği olmalıdır.' diyor, Kürt bölgelerinin. 'Türkiye dâhil 4 ülkedeki Kürt bölgelerinin özerkliği olmalıdır.' diyor Cemil Bayık.”

“TÜRKİYE ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINI İSTİYORUZ”

Cemil Bayık'ın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na ilişkin taleplerini de aktaran Erhan Usta, örgütün anayasal değişiklik beklentisinin sürdüğünü ifade etti.

Bayık'ın açıklamalarından şu bölümü paylaştı:

“Türkiye Anayasasında Kürtler için hiçbir şey yoktur. Kürtler üzerinde inkâr politikası yürütülüyor. Türkiye yasalarında değişiklik yapılmasını istiyoruz. Türkiye'de Kürtler hukuk ve adaletin dışında bırakılmıştır. Kürtlerin haklarının Türkiye Anayasasında yer alması için çalışıyoruz.”

Usta, Bayık'ın Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını silah bırakma süreciyle ilişkilendirdiğini de belirterek, “'Apo özgürleşmezse silah bakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz.' diyor, sizlerin söylediğinden farklı olarak bunları söylüyor.” ifadelerini kullandı.

“BİZ MÜCADELEYİ BIRAKMIYORUZ, MÜCADELENİN YÖNTEMİNİ DEĞİŞTİRİYORUZ”

Bese Hozat'ın 19 Ekim tarihli açıklamalarını gündeme getiren Usta, örgütün silah bırakma konusundaki yaklaşımını eleştirdi.

Hozat'ın silahların Türkiye'ye teslim edilmesi yerine farklı bölgelerde kullanılabileceğine yönelik ifadelerini aktaran Usta, “'Yani silahlar Türkiye niye gitsin?' Hani 'Silah bırakılacak.' diye bize hikâye anlatıyorlar ya 'Niye gitsin?' diyor.” şeklinde konuştu.

Usta, Hozat'ın silahların İran, Irak ve Suriye'deki örgüt yapılanmaları tarafından kullanılabileceğini söylediğini belirterek şu sözlerini aktardı:

“Biz mücadeleyi bırakmıyoruz, mücadelenin yöntemini değiştiriyoruz. Bütün bunlar gelişmeden tek bir gerilla silah bırakıp Türkiye'ye gitmez.”

Usta, bu açıklamaların silah bırakma konusunda kamuoyuna yapılan değerlendirmelerle çeliştiğini savundu.

“BU ZİHNİYET AŞILMAZSA SURİYE HİÇ SAVAŞTAN KURTULAMAZ”

Suriye'deki gelişmelere de değinen Erhan Usta, Bese Hozat'ın ana dilde eğitim ve Suriye'deki siyasi yapılanmaya ilişkin sözlerini gündeme taşıdı.

Usta, Hozat'ın şu açıklamasını aktardı:

“Rojava halkı, büyük bedeller ödeyerek ana dilde eğitim hakkı elde etti. Bir halkın dilini, ana dilde eğitimini kabul etmiyorsan sen o halkın varlığını da kabul etmiyorsun demektir. Bu zihniyet aşılmazsa bir biçimde bugün olmaz yarın, yarın olmaz diğer gün fakat Suriye hiç savaştan kurtulamaz.”

Usta, Hozat'ın Suriye'de savaşın yeniden başlayabileceğine yönelik ifadelerini eleştirirken DEM Parti yöneticilerinden Tülay Hatimoğulları'nın açıklamasını da hatırlattı.

Hatimoğulları'nın “Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek, barışı inşa edeceğiz ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek, her yer Gazze olacak.” sözlerini aktaran Usta, süreç kapsamında kullanılan dili eleştirdi.

“TIKIR TIKIR İŞLEYENİN NE OLDUĞUNU SORMAK İSTİYORUM”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un sürece ilişkin değerlendirmelerini eleştiren Usta, örgüt yöneticilerinin açıklamaları karşısında kamuoyuna yeterli açıklama yapılmadığını savundu.

Kurtulmuş'un Batman'daki konuşmasına atıfta bulunan Usta, “Sayın Numan Kurtulmuş da tabii konuşuyor, en son mesela Batman'da konuştu, 'Her şey tıkır tıkır işliyor.' diyor.” ifadelerini kullandı.

Usta, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani bakın, buradan şu konuşulanlara karşı 'Arkadaş, bir dakika, nedir bu falan?' diyen yok. Ancak her sorulduğunda 'Her şey tıkır tıkır işliyor.' diyor, ondan sonra, hiç itirazı yok yani bu tıkır tıkır işleyenin ne olduğunu ben buradan kendisine sormak istiyorum.”

“TEHDİT DİLİ VAR, BARIŞ DİLİ YOK”

Terör örgütü yöneticilerinin açıklamalarında silah bırakmanın çeşitli şartlara bağlandığını ileri süren Erhan Usta, sürecin kamuoyuna anlatılan hedeflerle örtüşmediğini savundu.

Usta, “Bakın, PKK sürekli şart koşuyor, silah bırakmayı Öcalan'ın özgürlüğüne bağlıyor.” dedi.

Bese Hozat'ın silahların farklı bölgelerde kullanılabileceğine ilişkin sözlerine dikkat çeken Usta, “'Niye verelim?' diyor ya, 'Öz savunmamız için diğer taraflarda kullanacağız.' diyor, zaten onu da inkâr ediyor; tehdit dili var, barış dili yok, devlete kafa tutuluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Örgüt yöneticilerinin geçmişteki silahlı faaliyetlerine ilişkin ifadelerini de eleştiren Usta, “Sonra, 'Suç işlemedik.' diyor ya, 'Pişman değiliz.' diyor, 'Af filan da istemiyoruz.' diyor, 'Onurlu bir mücadele verdik.' diyor.” şeklinde konuştu.

Usta, terör örgütünün eylemlerini bu şekilde nitelendirmesine karşı süreci yönetenlerden açık bir itiraz gelmediğini savundu.

“BU KAVRAMLARDA SİZ ANLAŞTINIZ MI, NE TAAHHÜT ETTİNİZ?”

Süreç kapsamında kullanılan siyasi kavramların açıklığa kavuşturulmasını isteyen Erhan Usta, demokratik siyaset, demokratik entegrasyon, demokratik cumhuriyet, eşit yurttaşlık, ortak vatan ve demokratik konfederalizm ifadelerinin içeriğinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtti.

Usta, “Şimdi ben sormak istiyorum: Şu anda bir süreç yürütülüyor, değil mi, bu insanlar bunları kendi başına falan söylemezler yani bir süreç var.” dedi.

Örgüt yöneticilerinin söz konusu kavramları kullanmasına karşı taraflardan herhangi bir yalanlama gelmediğini öne süren Usta, şu soruları yöneltti:

“Ne PKK tarafından Abdullah Öcalan başta olmak üzere buraya bir yalanlama var, bu kavramlara, ne de bu işi iktidar tarafından yürütenlerde bir yalanlama var, hiçbir yalanlama yok, bu kavramları kabul etmeme de yok. O zaman soru şu: Bu kavramlarda siz anlaştınız mı? Ne taahhüt ettiniz, ne konuştunuz?”

“DEMOKRATİK ENTEGRASYON, DEMOKRATİK ÖZERKLİĞİN DEVLET TARAFINDAN KABULÜ DEMEKTİR”

Bese Hozat'ın demokratik entegrasyon kavramına getirdiği tanımı gündeme taşıyan Usta, bu yaklaşımın yerel yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesinin ötesinde talepler içerdiğini savundu.

Usta, Hozat'ın “Demokratik entegrasyon; yerel demokrasinin, öz yönetimin, demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulü demektir.” sözlerini aktardı.

Bu tanımın ne anlama geldiğinin açıklanmasını isteyen Usta, “Daha ne diyecek bize? 'Yerel demokrasinin, öz yönetimin, demokratik özerkliğin devlet tarafından kabulüdür.' diyor. Bunları kim kabul etti, kim taahhüt etti? Neyi taahhüt ettiniz?” diye sordu.

Türkiye'de demokratik standartların yükseltilmesine karşı olmadıklarını vurgulayan Usta, “Yoksa Türkiye'nin demokrasi standardının yükseltilmesinden hiç kimsenin şikâyeti olmaz; söylenilen o değil, söylenilenin o olmadığı çok net bir şekilde ortada.” ifadelerini kullandı.

“İLK DÖRT MADDEYLE İLGİLİ DOĞRUDAN BİR ŞEY SÖYLENMİYOR AMA İÇİ BOŞALTILIYOR”

Anayasa tartışmalarına da değinen Erhan Usta, Anayasa'nın ilk dört maddesinin değiştirilmesine yönelik doğrudan bir talep dile getirilmese de diğer maddeler üzerinden anayasal yapının etkilenebileceğini ileri sürdü.

Usta, “Tabii, şimdi diyecekler ki: 'Efendim, ilk 4 maddeyle ilgili problem yok.' Evet, ilk 4 maddeyle ilgili doğrudan bir şey söylenmiyor ama ilk 4 maddenin içi boşaltılıyor.” dedi.

Örgütün taleplerinin devam ettiğini savunan Usta, ana dilde eğitim konusunun Anayasa'nın 42'nci maddesiyle, vatandaşlık tanımının ise 66'ncı maddeyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Usta, “Hiçbir iddialarından vazgeçmediklerini söylüyorlar, talepleri ortada, ondan sonra da istedikleri ne? Ana dilde eğitim, 42'nci madde. Sonra 66'ncı madde, en az iki milletin tanımlanması.” ifadelerini kullandı.

“BU DÖRT ŞARTA SİZ NE ZAMAN RAZI OLDUNUZ?”

Erhan Usta, konuşmasının son bölümünde süreç kapsamında gündeme geldiğini ileri sürdüğü dört temel talebi sıraladı.

Bu taleplerin ana dilde eğitim, Anayasa'nın 66'ncı maddesi kapsamında vatandaşlık ve millet tanımı, siyasi ve bürokratik kademelerde entegrasyon ile yerel özerklik olduğunu belirtti.

Siyasi ve bürokratik entegrasyon konusuna ayrıca dikkat çeken Usta, “Yeni bir şey daha var, buralardan o çıkıyor, siyasi ve bürokratik kademelerde entegrasyon. Suriye'de nasıl katiller, teröristler asker oldu, üniforma giydi, burada da o isteniyor ve yerel özerklik; dört tane şart var.” dedi.

Usta, iktidara ve süreci yönetenlere seslenerek, “Bu dört şarta siz ne zaman razı oldunuz, kim razı oldu, bunu bize açıklamak durumundasınız.” ifadelerini kullandı.

“TIKIR TIKIR İŞLEYEN ABD VE İSRAİL PROJESİ MİDİR?”

Konuşmasının sonunda bölgesel gelişmelere ve terör örgütünün nihai hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erhan Usta, dört ülkedeki Kürt bölgelerini kapsayan bir yapılanma hedeflendiğini ileri sürdü.

Usta, “Nihai hedef bellidir, nihai hedef büyük kürdistan projesidir, dört yapılı kürdistandır; bunu Amerikan Büyükelçisi çok açık bir şekilde söylüyor.” dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un sürece ilişkin açıklamalarına yeniden atıfta bulunan Usta, konuşmasını şu soruyla tamamladı:

“Ben de buradan sormak istiyorum: Tıkır tıkır işleyen ABD ve İsrail projesi midir?”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0